ABD’ye Ankara’nın soruları ve Artvin olayı
Batuhan Yaşar, Türkiye gazetesindeki “ABD’ye Ankara’nın soruları ve Artvin olayı” başlıklı köşe yazısında “Büyükelçi Bass Artvin’e niye gitti, kimlerle konuştu, Ankara’da neden ‘ABD bizim stratejik ortağımız mı değil mi’ soruları soruluyor, o 3 soru ne anlama geliyor, Ankara FETÖ ile ilgili ne bekliyordu ne oldu, Türkiye harekete geçmek için neyi bekliyor, ‘F-35’leri Türkiye’ye vermeyelim’ diyen kimdi, ABD’nin Ankara Büyükelçiliğindeki Türk çalışanları niye gündeme geldi?” sorularına cevap aradı.

Batuhan Yaşar’ın “ABD’ye Ankara’nın soruları ve Artvin olayı” başlıklı yazısının tamamı şöyle:


“Gün geçmiyor ki Ankara-Washington hattında yeni bir kriz yaşanmasın.. Hele son iki olay var ki bardaktaki suyun taşmasının çok ötesine geçti.


-ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nin direkt Türkiye’nin içişlerine karışan açıklaması. (Bu açıklama hâlen büyükelçiliğin internet sitesinde ve tweeter hesabında mevcut)


-Adı son ana kadar gizlenen FETÖ’cü akademisyen Ahmet Sait Yayla’nın Temsilciler Meclisi’nin dış ilişkiler komitesinde konuşturulması. (Türk STK’ların temsilci gönderme talebi, sadece Amerikalılar konuşturulacak diye geri çevrildi.)


Akademisyen kılıklı bu adamın Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik kin dolu sözlerini internetten
bulabilirsiniz.


“F-35’i Türkiye’ye vermeyelim”


O toplantıda söz alan California temsilcisinin;


-Türkiye’nin de üretiminde yer aldığı 5. nesil savaş uçağı F-35’i Türkiye’ye vermezsek ne olur, sorusu dikkat çekiciydi.


İşin hangi noktalara kadar gidebileceğinin işaretini veriyordu aslında.. Bayram ve tatil olmasına rağmen Ankara gelişmeleri yakından izliyor:


Son yaşananların yenilir yutulur cinsten olmadığının altı çiziliyor. Derin görüş ayrılıklarından bahsediliyor.

Bütün bunlara rağmen, o "sihirli" sözü yani ABD’nin, Türkiye’nin stratejik ortağı olduğunu hatırlatsak, hep bir ağızdan “hadi oradan” diyeceğinize eminiz..

O zaman daha da derine inelim ve şu 3 soruyu birlikte soralım. ABD ve Türkiye stratejik ortak mı değil mi, birlikte bakalım:


1-FETÖ konusunda neden ve hâlâ en ufak bir adım bile atılmadı? İşin hep yokuşa sürülmesi, darbenin arkasında ABD’den bazı grupların olduğuna yönelik kamuoyundaki inanışı pekiştiriyor. (Oda TV’de FETÖ ile ilgili konunun sonuçlanmasının yıllar alabileceğinden bahsediliyordu.)


2-ABD, PKK-Kandil bağını gizlemeye bile tenezzül etmediği PYD/YPG ile yakınlaşmayı neden sürdürüyor?

Beyaz Saray ve Dışişleri Bakanlığında niye PYD/YPG denince akan sular duruyor?

3-Eric Edelman’la başlayan Fransic Ricciardone ve John Bass ile devam eden büyükelçilerin Türkiye’nin içişlerine müdahale açıklamaları neden sistematik bir hâl aldı?


Evet, artık bazı gerçeklerin üzeri bahanelerle örtülmüyor. Hukuk diyerek, insan hakları veya basın
özgürlüğü denilerek işin içinden çıkılamıyor. FETÖ konusuna bağımsız yargı karar verecek, denildiğinde
kargalar bile gülmeye başlıyor.


Yanlış anlaşılmasın, gönderilen delillere, yapılan onlarca görüşmeye rağmen “bağımsız yargının” kılını kıpırdatmamasını kastediyoruz. Ankara’daki beklenti en azından FETÖ’nün ifadesinin alınmak üzere mahkemeye çağrılmasıydı. Bu bile yapılmadı.


Önceki Büyükelçi Ricciardone ile TGRT’de yaptığımız bir röportajda, “Dünyada hiçbir ülke yoktur ki ABD kadar Türkiye’nin terörle mücadelesinde yanında olsun” demişti. Noktası, virgülüne kadar aynı cümleyi Başkan Yardımcısı Joe Biden Ankara ziyareti sırasında söyledi. Gerçekten çok ilginç!


Evet, o 3 soru bütün kirli çamaşırları ortaya döküyor.


Sizce stratejik veya model ortaklık diye bir şey kalmış mı?..


Bırakın stratejikliği, modelliği filan müttefikiniz bunları yapar mı???


Hele NATO’da yan yana oturduğunuz..


"Haberi yoksa büyükelçiliği sorgulanır..."


Ankara’da bir kaynak, ABD Büyükelçiliğinden, belediyelere kayyum atanmasının ardından yapılan açıklamadan
Bass’ın haberinin olmadığı iddialarına şu cevabı verdi:


“Böyle bir ihtimal olmaz, olamaz.. Eğer, büyükelçinin haberi olmadan böyle bir açıklama yapılabiliyorsa, onun
büyükelçiliği sorgulanır..”


ABD Büyükelçiliğinde çalışan Türklerle ilgili de dedikodular var. Söylentilere göre son açıklamayı büyükelçilikte
çalışan Türkler yaptırmıştı. Daha önce de böyle olaylar olmuştu.


Kim bu çalışanlar diye sorulduğunda da, “bizim çalışanlarımız çok vatanseverdir” cevabı verilmiş. Büyükelçilikte
çalışan Türklerden bahsediyoruz.


Bu cevap üzerinden de ABD’li yetkiliye şu tepki gösterilmiş:


“Bizim adımıza bizim vatanseverliğimizi ölçmek kimsenin haddi değildir...”


Gelinen nokta..


Atlamadan, geçen hafta Büyükelçi Bass, İstanbul’da bir grup basın mensubu ile bir araya geldi. O toplantıda
kullandığı bir söz var. İngilizce olarak da o kelimeyi kullanıp kullanmadığını teyit ettik. Büyükelçi İngilizce olarak
“Gülen movement” yani 
“Gülen hareketi” diyor..

15 Temmuz gecesi bize o kâbusu yaşatanlara…


İstisnasız bütün Türkiye’nin terör örgütü dediğine siz hâlâ "Gülen hareketi" derseniz zaten geriye de başka bir
şey kalmıyor.


Başka sorumuz yok...


Nereye kadar gider bu iş derseniz..


Biraz daha beklemekte fayda var. Kasım ayındaki seçimlerin ardından bir dengeleme olup olmayacağına
bakılacak. Yoksa bu işlerin artık bu şekilde gitmeyeceğinden herkes emin.


Yoksa ilişkileri tanımlamada yeni bir sözcük şart olacak.


Artvin olayının perde arkası...


Sosyal medyada çok yazıldı çizildi.. ABD Büyükelçisi bayram günü Artvin’de ne yapıyordu?

Yok büyükelçi onunla buluştu, bununla konuştu.. Vay efendim halka, HES’lere, madenlere izin vermeyin, dedi..
Bu konuyu bütün detayları ile araştırdık. Artvin biliyorsunuz, doğal güzellikleri itibarıyla dünyanın en nadide köşelerinden.

Büyükelçi Bass ile ilgili bu yazılanların hiçbirisi doğru değil.


Artvin’de 1 gece kalıyor ve turistik bir gezi yapıyor. Bundan daha doğal ne olabilir?..


Sosyal medyaya baktım, kimse Büyükelçi Bass’ın Artvin’e yayla gezmek için gittiğine inanmıyor.


Ama yayla gezmeye gitti. Adam gezmeye bile gitse bu yaşananların tezahürü olarak bu gezinin altında bir şeyler
aranıyor.


Olayı araştırırken, Artvin’de birilerinin HES’ler ve Bakır Madeni konusunda ortalığı karıştırma planı yaptığını da
öğrendik. İlgililere duyurulur.” 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.