Arınç'tan 'Çıt Çıt' Açıklaması
AK Parti Genel Merkezi'ndeki Parlamenter Danışmanları Akademisi Sertifika Töreni'nde konuşan Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, konuşmaya akademi çalışmalarına katılan 130 danışmanı başarılarından dolayı kutlayarak başladı.

Kendisine her yıl, yüzde 95'i muhalefet partilerinden yaklaşık 700 soru önergesi geldiğini ve bunların yüzde 95'ini cevaplandırdığını ifade eden Arınç, soru önergelerinin sahibinin bizzat milletvekili olması gerektiğine dikkati çekti.

'CEBİNİZE KAĞIT KOYANLAR BULUNABİLİR'

Arınç, şunları söyledi: "Milletvekillerine bunu söylüyorum, 'Elbette, altında imzamız var, sahibi biz değil miyiz' diyorlar. Hayır, bu soru önergelerinin sahibi siz değilsiniz. Burada iki unsur ortaya çıkıyor. Bir, sevgili basınımız. Basınımız sizin cebinize küçük not kağıtları koyar, bunu sormanızı ister. Hazmetmediğiniz, bilmediğiniz, araştırmadığınız bir konuda sizin cebinize hazır kağıt koyanlar bulunabilir, siz siz olun, onları okumadan, gerekli olup olmadığına karar vermeyin.

İkincisi, çok çalışkan, dinamik danışmanlarımız vardır. O danışmanlar, 'milletvekillerimizin ismi daha çok geçsin, daha çok soru önergesi verdi, iktidarı terletti' desinler diye her gün gazeteleri önüne alır, her sayfadan 20 tane soru önergesi çıkartır. Bu da iş değil ki."

'O KADAR CILK HALE GELDİ Kİ...' 

Milletvekillerinin gerçek denetimin peşinden gitmesi gerektiğini ifade eden Arınç, "Soru mekanizması o kadar 'cılk' hale geldi ki bir ilin bütün ilçeleri için ayrı ayrı soru önergesi verenler var. Böylece sayı yükseliyor. Amaç üzüm yemek değil bağcıyı dövmek ve soru önergesinin sayısını artırmak" dedi. Bazı önergelerde "suçüstü" yaptığını, "kes, kopyala, yapıştır" taktiğiyle soru önergeleri hazırlandığını belirten Arınç, danışmanlara "Siz yapmazsınız, çünkü siz böyle bir akademiden mezun oldunuz ama birileri bunu yapıyor" diye seslendi.

'LANGUR LUNGUR ÇIKIYORLAR'

Arınç, Meclis Başkanlığına imzasız önergelerin geldiğini belirterek, bunu "çok yakışıksız" olarak niteledi. Önergelerde "sayın" ifadesini esirgeyenler olduğuna da işaret eden Arınç, "Cevap verecek bakanın da 'sayın' kelimesini de sorandan esirgemesi lazım. 

Benim çok beğendiğim bir hadis-i şerif vardır, 'Kibre kadar kibir sadakadır'. Sen bana 'sayın' demeyerek aklın sıra beni küçültmeye çalışıyorsan ben de 'sayın' demem. Son zamanlarda üsluptaki edep noktasındaki zayıflık yazıya da dökülmüş durumda. Sayın mutlaka olacak, bir mecburiyettir. Öyleleri var ki langur langur çıkıyorlar, langur langur bağırıp çağırıp yerine oturuyorlar ve bir tezahürat yükseliyor. Böyle saçmalıklar yazıya dökülmemeli" değerlendirmesini yaptı.

'İNTERNETİN ÇOK FAZLASINDAN HOŞLANMIYORUM'

Danışmanların artık dil bilen, dünyadaki gelişmeleri takip eden, internette araştırma yapan uzman kişiler olduğunu dile getiren Arınç, "İnternette sörf yapabilen derken, çok fazlasından da hoşlanmıyorum, o 'çıt çıt' dediğim şey de odur. 

İşini gücünü bırakıp da iki de bir de böyle oynamanın da alemi yok. Oynayanların halini görüyorsunuz, başkalarını da oynatıyorlar sonra. İhtiyaç kadar bu işle oynayacaksınız. Bırakın başkaları yapsın. Bilgiye ulaşma konusunda başka işler yapın, yoksa ortalığı karıştırma konusunda konuşmayın" diye konuştu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.