'Tarih Yazmaya Var Mısınız?'
Partisinin Ankara Arena’da düzenlenen Seçim Kampanyası Tanıtım Toplantısı’nda konuşan MHP Lideri Bahçeli, 45 yıllık çizgilerinden en ufak sapma göstermediklerini belirterek, “Çıkar uğruna ilkelerimizden taviz vermeyeceğimizi kabullenemediler. Ülkülerimizin zekatına bile layık olmadıklarını anlayamadılar. Vatan sevdamızı idrak edemediler. Türkiye’yi büyütme ve lider ülkü yapma gayemizi göremediler, görmek istemediler. Ve bizim Türk milletine duyduğumuz sonsuz aşkı çekemediler, daha da önemlisi bunu hain emelleri için tehdit kabul ettiler. Biz 45 yılda nice zorluk gördük, bugünküler bize vız gelecektir. Biz 45 yılda nice Nemrut, nice Yezid, nice gölgesi boyundan büyük talihsiz simalar tanıdık, bugünküler bize ufak gelecektir” diye konuştu.

“AMACIMIZ TÜRK MİLLETİNİ BİR VE KARDEŞÇE MUTLU VE MÜREFFEH GÜNLERE ULAŞTIRMAKTIR”

45 yılın fani hayatta büyük bir süre olduğunu kaydeden Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“1969’da dünyaya gözlerini açan bir vatan evladı bugün 45 yaşını doldurmuştur. Türk siyasetinden kimler gelmiş, kimler geçmiş, fakat Milliyetçi Hareket Partisi’nin büyüme grafiği benzerlerine kıyasla hiç tersine dönmemiştir. 45 yıl önceki siyasi hayatın ana aktörleriyle, şimdikiler arasındaki derin uçurum, kapatılamayacak farklılık çok fazladır. O günlerde gündemde olan siyasi partilerin çoğu silinmiş gitmiştir. Halen varlığını koruyanlar ise bambaşka mecralara savrulmuş, adeta kökenini ve temellerini inkar eden bir noktaya sürüklenmiştir. Milliyetçi Hareket Partisi’nin yönü hakka çevrili, sözü millete bağlı olduğu için sürekli büyümüştür. Güç bela da olsa 45 yılın tozlu, güçlüklerle dolu yollarını geride bıraktık. 45 yıl; gayretin, mücadelenin, Allah rızası için çalışmanın ve çırpınmanın adıdır. 45 yıl; acıyı, hüznü, kederi, belayı yenmenin anısıdır. 45 yıl; helalin, faziletin, ahlakın, alın terinin, göz nurunun beyanıdır. 45 yıl duadır, vicdanımızın sesidir, şehidimizin son nefesidir. Bizim milletimiz dışında hiç kimseden fayda ummamız, icazet almamız, onay ve izin beklememiz mümkün değildir. Bizim siyasetimiz hacizli değildir. Amacımız Türk milletini bir ve kardeşçe mutlu ve müreffeh günlere ulaştırmaktır. Heyecanımız aziz ecdadımızın hatıra ve emanetleridir. Kaynağımız Türk ve İslam değerleridir. Kızıl Elmamız Turan’a varmaktır. Eğer bugün varsak dünün muhterem mücadeleleri, şehitlerimizin feragatleri ve fedakar tutumları sayesindedir. Cenab-ı Allah onlardan razı olsun. Yunus gönüllü, Yusuf yüzlü, yumuşak başlı, bıçkın mizaçlı, kurt bakışlı, hilal kaşlı tüm dava şehitlerimizi minnet ve saygıyla yad ediyorum. Bununla birlikte partimizin kurucusu merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey’e ve ebediyete vasıl olmuş tüm ülküdaşlarıma Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum. Halen hayatta olan gazilerimize, davamızın çilesini çekmiş, bayrağını sallamış, demir dağlardan aşar gibi, geceleyin gök kubbeyi aydınlatan kutup yıldızı gibi cezaevlerine sığmayıp taşmış arkadaşlarıma da huzurlarınızda takdir ve şükranlarımı sunuyorum.”

“ÖNÜMÜZDEKİ 52 GÜNLÜK SÜRE HER TÜRLÜ TEHLİKEYE AÇIKTIR”

MHP adına zorluklarla dolu bir dönem olduğunu belirten Bahçeli, “Karanlıktan taş atanlar sıklaşmıştır. Suyu yokuşa akıtma merakında olanlar kalabalıklaşmıştır. Türkiye’nin siyasi atmosferi pamuk ipliğine bağlıdır. 30 Mart’a yaklaştıkça provokasyonların, tahminleri dahi alt üst edecek vahim olayların yoğunlaşacağı anlaşılmaktadır. Bir ayağı kıyıda, diğer ayağı çukurda olan Başbakan Erdoğan Türkiye’yi korku tüneline sokmuş, korkunç şüphelerin yörüngesine çekmiştir. Önümüzdeki 52 günlük süre her türlü tehlikeye açıktır. Ülke olarak böylesi dönemleri aynısıyla darbe dönemlerinin öncesi ve sonrasında yaşadık. Fark ediyoruz ki, 30 Mart’ı kana, kavgaya ve krize tahvil etmeye çalışan çevreler iktidarın kolaylaştırıcı ve teşvik edici tutumundan cesaret almaktadır. Türkiye cadı kazanına dönmüştür. Devletin onuru çiğnenmiştir. Milletin saygınlığı ayağa düşürülmüştür. İçerideki sorunlara ilave olarak dış politika da çatır çatır göçmüştür. Artık ne bir komşumuzdan, ne de bölgede yan yana duracağımız bir ülkeden bahsetmek imkansızdır. Üç tarafımız denizlerle, dört tarafımız hasım ülkelerle çevrelenmiştir. Ne yazık ki aziz vatanımızın bağrına zilletin pençesi geçmiştir. Ülkemiz kendine has cahiliye devrine kıvrılmıştır. İşbirliği ve diyalog rafa kaldırılmıştır. Demokrasi makaslanmış, özgürlük kalbinden vurulmuştur. Milli irade hırsızlığından şikayet eden ve bunu en büyük hırsızlık olarak tanımlayan Recep Tayyip Erdoğan, milletimizin bam teline basmıştır. Yolsuzluk sel olmuş, önüne kattığı her şeyi sürüklemeye başlamıştır. Adı yolsuzluğa karışan bakanların fezlekeleri kim vurduya gitmiştir. Başbakan ve hükümeti ise paralel devlet izi sürmektedir. Kimdir bu paralel yapı? 17 Aralık’tan beri gündemde olan bu paralel sistem ve failleriyle ilgili ne yapılmıştır? Casuslar nerededir? Ajanlar, hainler, sözüm ona yolsuzluk ve rüşvet kılıfı altında milli değerlere, milli kurumlara, milli politikalara saldıranlar kimlerdir? Başbakan millilik adına ne bırakmıştır da, milli değerlere saldırı var diyerek avaz avaz bağırmaktadır?” şeklinde konuştu.

Bahçeli, internet düzenlemesini de eleştirdi. İnternetin perdelendiğini ifade eden Bahçeli, “İnternet zaptiyeleri, sanal medyayı susturmak ve kirli çamaşırların ifşa olmasını önlemek maksadıyla Meclis’i faşizan emellerine alet etmiştir" dedi.

“30 MART TÜRKİYE’NİN BIÇAK SIRTINDAKİ GİDİŞATINI DÜZELTECEK DEMOKRATİK BİR İMKANDIR”

30 Mart’ın Türk milletinin karar ve iradesinin sandığa yansıyacağı tarihi bir gün olduğunu belirten Bahçeli, “30 Mart Türkiye’nin bıçak sırtındaki gidişatını düzeltecek demokratik bir imkandır. Ölü kalpleri ihya edecek bir kıvılcım 30 Mart günü çakılmalıdır. Demokrasi ve özgürlüğü işgal eden, Türklüğe ve milliyetçiliğe küfreden iktidara ilk ihtarın verileceği yer 52 gün sonra önümüze gelecek sandıktır. Rutine dönen ihanetin belinin kırılması için çok çalışmalıyız. Çalışmayan adaletin, dönmeyen devlet çarkının, işlemeyen hesap verme mekanizmalarının canlanması için bu demokratik imtihandan alnımızın akıyla çıkmalıyız. İçeride yozlaşma, yasak ve yabancılaşma, dışarıda yalnızlaşma ve yenilginin sonlanması tüm gerçekleri milletimize açık yüreklilikle anlatmamıza bağlıdır. Mutlaka ki, sandıklara göz kulak olmalıyız. Yarı aç, yarı tok milyonlarca kardeşimizin sözcüsü olmalıyız. Van’ın Gürpınar ilçesine bağlı Yalınca köyünün Çeli mezrasında rahatsızlanan, yolların kapalı olmasından dolayı vefat eden, sonra da cansız bedeni babasının sırtında taşınan 3 yaşındaki evladımız Muharrem’in acısını yüreklerimizde duymalıyız. Bu ülkede Muharremlerin ölmemesi için çırpınmalı, tüm vatandaşlarımızın kederlerine ortak olmalı, sevinçlerini paylaşmalıyız” dedi.

"30 MART’TA TARİH YAZMAYA VAR MISINIZ?"

Bahçeli, 76,5 milyonun tamamını sahipleneceklerini vurgulayarak, “Soğukta titreyen Hakkarili küçücük Ayşe’nin umudu olacağız. Ayaz gecelerde nöbet tutan Yozgatlı Mehmed’in sözü olacağız.Boyacı sandığıyla okul harçlığı çıkaran Diyarbakırlı Hasan’ın yarınlarını garanti altına alacağız. Simit satarak ev bütçesine destek veren ilkokul çağındaki Karslı Ali’nin elinden tutacağız. Saçlarını tarayarak hevesle okuluna giden, ısınamadığından elleri çatlamış, beslenemediğinden yüzü solmuş Erzurumlu Hatice’nin sorumluluğunu yükleneceğiz. Biz, çöplüklerden ekmek toplayan garibanların ayakkabı kutularına aşırılan alacaklarının takipçisiyiz. 45 yıllık deneyimi önce mahalli idarelerde, sonra da merkezi yönetimde zirveye çıkarmak bizlerin müşterek amacıdır. İktidar susuzluğumuzu dindireceğiz. Ama önce buna biz inanacağız, arkasından da inandıracağız. Türk milleti için başarmalıyız. Bunun için diyorum ki; Artık Yeter Şimdi Söz Senin Türkiye. Ne AK Parti, ne CHP, ille de MHP. Ne AK Parti, ne CHP, herkes için MHP. 30 Mart’ta tarih yazmaya var mısınız? Artık Yeter, Milliyetçi Hareket’e yol ver demeye var mısınız? Taşıdığınız milli görevi yerine getirmek için yorulmayı unutacak mısınız?” şeklinde konuştu.

(İHA)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.